Semih Gemalmaz bize 82 Anayasasının çocukları derdi; ya referandumun çocuklarına ne demeli? Biz yine iyiymişiz. Bak sen bunların haline. Size diyorum Atatürk Üniversitesi’nin öğrencileri. Bana kızabilirsiniz. Ne yapayım? Şahsiyetsizleştirilen toplumun gençlerisiniz. G3 sorununu halledemeyen siz değil misiniz? Her yıl bu sitede aynı haberleri görüyorum. İnsanın isyancı ruhunun çökertilmesinin acısını yurtlardan kapı dışarı edildiğinizde de mi anlamayacaksınız? Gel ki şimdiden dışarda kalmışsınız zaten.
Teşekkür ederim İstanbul Üniversitesi’nin öğrencileri. Yemekhaneyi özelleştirip, yemek fiyatlarını artıranlara karşı dik duruşunuzla fiyatları aşağı çektiğiniz için. Bak sen, demek siyaset yapıyorsunuz, atın şunları. Hıııı.
Ya siz Hocalar… Anayasa oylaması yapan aydınlar. Çokta umrunuzda, 250 m2 dairenizin fayansının derdinden başınız kalkmıyor. Size de çok görmemek lazım. Nasıl hallolacak bu işler değil mi?
Size teşekkür ederim İstanbul Üniversitesi’nin Hocaları. Her çıkışın karşısına bir vakıf kurup ikinci üniversiteyi okuttuğunuz için.
Hastahanede öğrencisinin başını bekleyen Hüseyin ÜLGEN, malvarlığınla fakir Anadolu öğrencisine sahip çıktığın için. Babasın, hem de en babasından. Erzurumdaki oğlunun sana selamı var.
Semih Gemalmaz, belki dünya görüşlerimiz ayrıydı ama bana hukukçu duruşu verdiğin için ne kadar teşekkür etsem azdır.
Hüseyin Hatemi, ilk 3 ay seni anlamaya çalıştım; sonra işten kaçıp dersini dinlemek için bir sürü bahanemin sebebi oldun ve seni seviyorum.
Nevhis Deren-Yıldırım, ya hocam nerden bulurdun bu soruları, bananeydi Alman hukukundan, İsviçre hukukundan ve ve… ama ne bileyim bana farklı bakış açıları verdin. Minnettarım.
Ömer Teoman, ilk defa hizmet bedeli(!) verdikten sonra senin dersine geldim ve o asil, dik duruşunla dürüst olun sözlerinin gözyaşlarımı okşamasını unutmayacağım. Cansın.
Ve adını söylemediğim diğer Hocalarım…. teşşekkür ederim. Bana aşkı öğrettiğiniz için.
Ya siz Atatürk Üniversitesinin Hocaları, acaba yıllar sonra size teşekkür edecek öğrencileriniz olacak mı? Eğitimin sadece derse gelip gitmekle olduğunu mu sanıyorsunuz? Hafta sonuna ders koymakla, sırf ders vermek için ders verdiğinizde öğrenci mi yetişeceğini sanıyorsunuz? Öyleyse öğrencileriniz iş bulmakta neden zorlanıyor? Neden Erzurum’un tacirlerinin yanında çalışanın en tahsilli olanı lise mezunu? Elli yıllık bir üniversitenin şehri neden en basit sorunlarını çözemiyor? Su hakkında rapor veren Hocanızı cezalandırdığınızda kimin ayıplarını gizleyeceğinizi sanıyorsunuz? Acaba bu soruları hiç kendinize sordunuz mu?
Bence sormadınız. Sizin sorularınız, şucu bucu olmaktan öteye geçti mi? Yok pardon, evimizin boyası ne renk olsun, fayanslar hangi marka olsun, ya kemer koysak mı?
Ama ben şunu biliyorum: Sizin içinizde öyle devler var ki, bir başını kaldırsa yasak şarkımızın mısralarını toparlayıp cihana yüreğimizin türküsünü ezberletecektir.
Bir budalanın kaleminden çıkanlar sizi kırmasın. Öğrencisi, hocası, çalışanı, halkı ile yüreğimizin türküsünde buluşmak dileğiyle.

Alparslan ŞİMŞEK

1 yorum var “Size acısam mı? Bilmem ne demem lazım…”

Yorum Yaz
  1. Hatice Sönmez

    Cevapla

    17 Ekim 2010

    bu güzel anlamlı yazı için teşekkürler..ne denilebilir ki çok haklısınız alparslan şimşek..biz mücadele etmeyi bırak aynı kafadan sesler korosu olmaktan da öteye gidemedik..çok saygıdeğer hukuk hocaları ile birlikte olmuşsunuz gemalmaz,hatemi,ülgen..bizse şimdilik onların kitaplarını takip etmekle yetiniyoruz..biz yeni bir fakülteyiz ve yeni bir çizgi oluşturma idealimiz var..fakülte olarak istanbul ve ankara seviyesine yükselme idealimiz var yalnızca eğitimde değil öğrenci olarakta renkli, farklı görüşlere açık bir ortam kurmaya çalışıyoruz..yalnız unutmadan burası erzurum ve atatürk üniversitesinin fakültesindeyiz.çok etkili oluyor tabi bu bizim öğrenim sürecimizde..gerçekten böyle olmak istemiyoruz en azından ben istemiyorum! saygılarımla..

Bir cevap yazın

Doğrulama Kodu (Aşağıdaki işlemin doğruluğunu sağlayınız) *