Erzurum’luyum. Erzurum’ a kazandıran kaybettiren kişi ve olayları daha hassas bir şekilde monitörize etmek gibi bir hassasiyetim var. Yer yer kendi memleketimde yabancı olduğumu fark ettiren durumlar da yaşıyorum doğal olarak . Çünkü Erzurum’a da iç göçler var. Nüfus ve kültür hızla değişiyor elbette. Azcık para gören yada değişik gerekçelerle eski Erzurumlular da göç ediyor batıya. .
The American Heritage isimli sözlükte beyin göçü, “Entelektüel ve teknik olarak yetenekli insan gücünün mesleki, ekonomik ve coğrafi olarak daha avantajlı olan yerlere doğru göç etmesi” olarak tanımlanıyor. Bu tanım aslında Türk Dil Kurumu Terimler Sözlüğü’nün “Yüksek derecede eğitim görmüş kişilerin, az gelişmiş ülkelerden çalışmak ve yerleşmek üzere gelişmiş ülkelere göç etmeleri olgusu” açıklamasında daha doğru bir tanım.
Bilim adamı bazında; Bazı kaynaklar iki türlü beyin göçünden söz ediyor: iç beyin göçü ve dış beyin göçü. Ülke içinde yine az gelişmiş bölge ve şehirlerden çok gelişmiş bölge ve şehirlere doğru nitelikli insan göçü yaşanabiliyor. Bu da ‘iç beyin göçü’ olgusunu ortaya çıkarıyor. Daha geniş ölçekli düşünülürse, bilindiği gibi dış göçler için Diaspora kavramı kullanılır. Türkiye’nin diasporası içinde 50 binden fazla bilim insanı var. Türkiye’de bulamadıkları uygun araştırma ortamını başka ülkelerde buldukları için yurtdışına gitmişlerdir…
İç beyin göçü kapsamında düşünürsek Ülkemizde de iç göçler giderek artıyor. Emekli olup ya da Erzurum dışından olup belli bir süre sonra toprak çekiyor denip ailesine memleketine kalan ömrünü harcamak isteyen bazı göçleri saymazsak, bizim Üniversitemiz den de çok sayıda ayrılanlar oldu.
Ayrılanlar Ülkemiz bazında; “Entelektüel ve teknik olarak yetenekli insan gücünün mesleki, ekonomik ve coğrafi olarak daha avantajlı olan yerlere doğru göç etmesi” gerekçesiyle mi ayrıldılar acaba? Üniversitemiz bence gerek fiziksel olarak gerekse iç donanım olarak oldukça köklü ve iyi olanaklara sahip bir üniversite. Coğrafik olarak sert bir iklim yapısına sahip olsa da bilim adamaları için konforlu sayılabilecek şartlara sahip. Entelektüel olma konusunda ki mücadeleye gelince, Üniversitemizde yurt dışı olanakları var, değişim programları var. Yurt dışına uzun ya da kısa dönem gidip gelenler oradaki kişi, beceri ve yenilikleri Üniversitesine dolayısıyla memlekete yayma konusunda daha sorumlu davranırlarsa bu konu da çözümsüz olmaktan çıkar. O halde sorun ne? Acaba Sosyal dejenerasyon mu? Siyasal istikrarsızlık, siyasetin ve kayırmacılığın iş hayatına girmesi, Ar-Ge’ ye, bilim ve teknolojiye değer verilmemesi, fikir üretiminin, buluşların, para etmemesi ve desteklenmemesi gibi durumlardan mı acaba?
Gün geçmiyor ki çok değerli Bilim adamlarımız vedalaşmak için kapımızı çalmasın… Neden diye sormamak elde değil… Elbette gittikleri yerlerde yine bizim vatandaşımıza hizmet vermektedirler bu şüphesizdir; Bilimin vatanı olduğu gibi vatanın da bilimi olmalı denir ya; Ama ben daha duygusal ve taraflı kalarak şu benzetmeyi yapabilirim ; Bilimin Erzurum’u olduğu gibi, Erzurum’ un da bilimi olmalı , kayıp vermemeli… Her şeyin başı sağlık diyoruz.. Diğer bilim dallarında ki kayıplar bizim için ne kadar önemliyse, sağlık alanındaki kayıplar daha çok önemlidir. Prof. Dr. Yalçın Polat, Prof. Dr. Sedat Kadanalı, Prof. Dr. Erol Selimoğlu, Prof. Dr. Arzu Mirici, Yrd. Doç. Dr. Neslihan Atsam vs vs daha niceleri… Nihayet Prof. Dr. Teoman Erdem… Bunlar sosyal ve akademik duruşu ve hizmeti son derece memnuniyet verici akademisyen dostlarımızdı…  Bizler sağlık sorunlarımızda destek aldığımız zaman yapılan hizmete bakan insanlarız ve değerli sağlıkçılarımızı hizmet yansıması olarak yorumlarız. Erzurum’un kalkınmasında Sağlıkçı Bilim adamlarının işlevi yadsınamaz çünkü… Keşke gitmeselerdi… Keşke daha giden olmasa…
Ben aşağıdaki umutlarımla düşüncelerimi bitiriyorum; Bilim insanı herkese karşı sorumludur o halde, İç ve dış göçler için Keşkelerim;
1. Gittikleri yerlerde umarım şeffaf bir network oluştururlar.
2. Erzurum’ dan genç beyinleri donatmak adına sürekli eğitim hizmet platformları ve değişim projeleri oluştururlar.
3. Gittikleri yerlerde Erzurum için güçlü bir lobi oluşturup gerek Üniversitemize ait güçlü alt yapının ve gerekse kültürel dokumuzun objektif değerlendirmesini yaparak Öğrenci ve hoca göçü sağlarlar.
4. Bilimsel işbirliği yapmanın ırkla, dinle veya siyasi görüşlerle hiçbir bağlantısı olmadığı görüşünü, hangi Üniversite de olursa olsun daha çok güçlendirirler.
5. Eğer aralarında dargın gidenler varsa onların da gönüllerini almak için bilim insanlarının hazır olabileceğini bilmelerini isteriz..
Üniversitemizden düşen yapraklar ! Yolunuz açık olsun,;
Sinerjilerinizi bekliyoruz , sizleri çok seviyoruz .

Prof. Dr. Nesrin Yıldız
Ziraat Fakültesi
Toprak İlmi ve Bitki Besleme Bölümü
25240-Erzurum
Tlf: 0 442 231 2464
E-mail: nyildiz[at]atauni.edu.tr

Bir cevap yazın

Doğrulama Kodu (Aşağıdaki işlemin doğruluğunu sağlayınız) *