2008 Yılında mezun olmuş bir mühendis olarak sizlere az-çok kendi yaşadığım tecrübeleri aktarmak istiyorum.Şu an özel bir şirkette proses mühendisi olarak görev yapmaktayım. Çalıştığım şirkette neredeyse tüm mühendislik dallarından meslektaşlarım olduğu için kendi ağzımdan, kendi tecrübelerim ve arkadaşlarımın tecrübelerini aktarmaya çalışacağım. İnanıyorum ki, bu tecrübeler işe yeni başlayan mühendis arkadaşlara yol göstereceği gibi, inanıyorum ki mühendislik mesleğini seçmeye hazırlanan liseli arkadaşlarında fikir edinmesini sağlayacaktır.

Elektrik-Elektronik Mühendisliği

Okurken en zorlanılan bölümlerden biridir. Daha 1. sınıfta kafayı yersiniz bölüm dersimiz yok mu diye? Zamanla alışırsınız diğer mühendisliklerinde aynı sistemle işlediğini öğrenince. Tüm mühendisliklerde olduğu gibi 1. sınıftakiler hemen bir şeyler yapabileceklerini sansalar da aslında hiç bir şey yapamayacaklarını zamanla anlayacaklardır. 2. ve 3. sınıfta da pişman olursunuz. Nereden çıktı bu dersler diye. 4. sınıfa geçip de alttan dersim yok diyen yoktur herhalde.

Elektrik Mühendisleri Odası’nın yayınladığı bildiride, (asıl bildiriyi http://www.emo.org.tr/ adresinden bulabilirsiniz.) kendi mizacımda anlatacak olursam: “elektrik-elektronik mühendisi diye bir mühendis türü yoktur. Bölüm öğrencileri, bu iki alandan birini seçip, o alanda uzmanlaşmak durumundadır.” diye açıkça belirtilse de, bu bölümü bir şey zanneden! öğrenciler yüksek puanlarla hücum etmektedirler. Mezun olanlara elektrik smm belgesini vermeyen bir bölümdür. Devlet elektrik mühendislerini 56 puanla atarken (KPSS’de), eem(elektrik elektronik mühendisleri)leri 93 ve üstü ile atamaktadır. Devletten ümidi kesen öğrenciler özele geçtiklerinde en sonda anlatacağım mühendislik öğrencilerinin bulunduğu durumlarla karşılaşmaktadırlar.

eem öğrencilerinin en önemli zorunluluğu, programa dillerine çok iyi hakim olabilmesidir.Ne kadar çok hakimse bu dillere, o kadar iyi mühendistir. Eğer Bilkentli, ODTÜlü değilseniz hangi üniversitede olursanız olun, ki Atatürk Üniversitesi de dahil,fazla bu konuları kafaya takmayın. Bu konunun ayrıntısını makalemin ilerleyen aşamalarında göreceksiniz.

Makine Mühendisliği

Aslında okul dönemi eem gibidir. Farklılıklar 3. sınıfta başlar. Hocalarına göre değişen zorlu dersleri vardır. Genelde sistematik mühendisliklerde zorunlu olan ısı transferi,termodinamik ve akışkanlar mekaniği gören öğrencilerin bazen bunun makine ile ne alakası var dediğini duyar gibi çok olmuşumdur. Zamanla alakasını anlayacaklarsa da, bu dersleri fazla kaale almaması sonucu hüsran durumlarla karşılaşan çok arkadaş görmüşümdür. Geçmişte çok fazla önem verilse de bu mesleğe, her açılan mühendislik fakültesine makine mühendisliği yerleştirilmesi sonucu kum gibi kaynayan makine mühendisleri türemiştir. Araştırma alanları fazla geniş olduğundan öğrencilerin okulda pek de bir şey öğrenemeden mezun olduğu bölümdür.

Makine Mühendisliği, her ne kadar devlet çok fazla atama yapsa da, mezun sayısının çok fazla olması nedeniyle yüksek puanla kapatır (KPSS). Özel sektörde, ne yazık ki, patronların mühendislere değer vermemesi nedeniyle, çok fazla mezun da olması nedeniyle, 600 TL ye çalışan arkadaşlarımı biliyorum (aslında onların kendi suçu bu fiyata çalışmak ama, sanırım bunu ayrı bir günde ayrı bir başlık altında yorumlamaya çalışırız). Özel de çalışan arkadaşlar makine sanayi olmadığı için genelde üretim planlama, optimizasyon, satış mühendisliği gibi alanlarda çalışırlar.

Kimya Mühendisliği

Kazanıldığında genelde istenmeden gidilen bir bölümdür. Yani bu puana ancak bu bölüm tuttu diyenleri çok duymuşumdur. Ama severek ve isteyerek yazanları da gördüm. Adında çok fazla gizem yatsa da 1. sınıfta diğer mühendisliklerde olduğu gibi normal dersler görülür. Zamanla mühendislik eğitimi başlar. Stokiometri ve Akışkanlar Mekaniği derken zamanla kimyasal proses hesaplamaları dersi insanların cılkını çıkarır. Son sene de ilk seneden çok farklıdır. İlk sene bu bölümü yazdığı için pişman olanlar son sene iyi ki yazmışım diyeceklerdir. Bölümü kazanması kolay okuması çok zordur.

Devlette iş bulması eem den farklı değildir. Adli tıp devlette çalışmak isteyen öğrenciler için vazgeçilmezdir. Özelde ise tam bir hüsran… Kimya mühendisi arkadaşla görüştüm geçenlerde… Arkadaşım diyor ki: “Tunceli’ye bile kimya mühendisliği açıyorlar. Ben anlamıyorum. Laboratuarsız yerde ne öğrenilecek. Sonra Kimya Mühendisi kaynıyor ortalık” (Aslında Tunceli’ye de açılması gerekir. Tunceli de Anadolu toprağı. Arkadaşımın anlatmak istediği altyapı olmadan bu bölüm kurulmasın. Sadece Atatürk Üniversitesi bu bölüm için milyon dolarlar harcamış. Yeni fakülte açarken, bu unsurlar mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır.). İş bulan buluyor, bir yere kapağı atıyor, ya bulamayanlar: Genelde kimya mühendisi arkadaşlar özelde kendi işlerini yapmıyorlar öğrendiğim kadarıyla. Tıbbi satış mümessili, satış mühendisi vb. işlerle uğraşıyorlar. Türkiye’de şu an için muhteşem reaktörler olmadığı için bu sektörde kendi işini yapan sayısı çok az.

Çevre Mühendisliği

Hani her işin kendine göre bir zorluğu olur derler ya Çevre Mühendisliği de öyle bir bölüm işte. İlk sene diğer mühendislik dalları ile karşılaştığınız dersler hemen hemen aynıdır. Daha sonra ilgi çekici şeylerle karşılaşırsınız: Arıtmayla ilgili şeyler çok fazladır. Hatta bir arkadaşım diyor ki ‘sınıftaki birinin kendi arıttığı kanalizasyon suyunu içtiğini gördüm.’ ÇET raporları hazırlamak bölümün en zor unsurudur. Dersleri üniversiteden üniversiteye değişiyor edindiğim izlenime göre. Bizim üniversitede daha çok kimya ağırlıklı olarak görülse de, başka bir üniversitede inşaat ağırlıklı görülüyor. Asıl amacı çevre ile ilgili teknolojik sistemlerinin tasarlanmasını sağlamak, çevre ile ilgili faktörlerde rapor tutmak ve geliştirici unsurları sağlamaktır.

Devlette her ne kadar puanları düşük olsa da, alınan kişi sayısı çok fazla olmadığı için pek fazla rağbet edilmemektedir. Özel sektörde genelde sanayi atıklarının filtre edilmesinde, atıklardan yeni ürünlerin geri dönüşümünde bu bölümdeki arkadaşlardan yararlanılır!

Şimdi de gelelim bir mühendisi işe başvururken nelerin beklediğine ve bir mühendiste olması gerekenlere:

Bilgisayar: Aslında vazgeçilmez şartlardan birisi bilgisayar eğitimidir. Bilgisayar derken Microsoft Office’ den bahsetmiyorum. Zaten Office bilmek bir mühendis için zorunluluktur. Matlab’tan, C++‘tan, Visual Basic’ten bahsediyorum. Şirketimizde pek işe yaramasa da bu diller (aslında çok fazla yarıyor ama patronlar bilmedikleri için bu programlama dillerinin bazı şeyleri kolaylaştırdığını, mühendislerden bu yönde bir istekte bulunmuyorlar.) özellikle eem’leri için vazgeçilmezdir.

Yabancı dil: Evet İngilizce her patronun işe alırken soracağı dildir. Üretim de çalışacak olan mühendis için bile dil istenmesi beni şaşırtsa da, (şahsen ben bu olayı yaşadım.) İngilizce işe girdikten sonra kullanılmasa da!, yine de vazgeçilmezlerden. Büyük yerlerde çalışmak istiyorsanız mutlaka 2. bir dili de biliyor olmanız gerekmektedir.

İyi giyim ve diyalog :İş başvurusunda kıyafetin çok önemli olduğunu NLP eğitimi aldıktan sonra öğrenmiştim.Dişlerin bile önemli olduğunu da. İş başvurusuna, Kot pantolonla gelen arkadaşlar gördüm (Bazen diyorum bu adamlar nasıl mühendis olmuş diye).Mutlaka bayanlar ve erkekler iş başvurularında siyah-lacivert takım elbiseleri tercih etmelidirler.

MSN’de, Facebook’ta sohbete sohbet katan arkadaşlar ne oluyorsa iş görüşmelerinde sus-pus oluyor. Aslında bir patronun aradığı özelliklerden birisi de diyalogdur. Yani iyi konuşabilme ve ikna kabiliyeti. Kendinize çok güvenirsiniz, çok iyi şeyler yapmak için isteklisinizdir, ama konuşmayı beceremiyorsanız, ortamlara girmekten çekiniyorsanız; Açıkça söyleyeyim:MESLEĞİNİZİ BIRAKIN…

SERTİFİKA: Hiç bir zaman para verip almanızı tasvip etmiyorum. İSO 9001-2000-14000-22000 sertifikalarım var ama hiçbiri işe yaramadı işe alınırken. Çok özel firmalar bu sertifikaları istiyorlar. Zamanla hangi sertifikanın ne işe yaradığını açıklayacağım.

TECRÜBE: Ne dil,ne de üstte anlattıklarım tecrübenin yerini tutmaz arkadaşlar. İş başvurularında bu yüzden yeni mezun olan arkadaşlar çok sıkıntı çekeceklerdir. 3 dilde bilsen, bilgisayarı da iyi bilsen, bazen tecrübe olmayınca işe almıyor. Ama strese girmeden iş aramaya devam edin derim ben.

Şunu da özellikle belirteyim: Çok büyük şirketlere girmiyorsanız, kimse size ‘hangi üniversiteden mezun oldunuz’ diye sormuyor.Üniversitede okurken tüm öğrenciler bu saçmalığı tartışırlardı. Ama gelin görün ki gerçek yaşam, üstte anlattıklarımdan ibaret. Ben genelde Atatürk Üniversitesi için yazıyorum.

Maaş konusuna gelince; Şehirden şehire değişiyor. Ama mezun olunca ilk maaşınız, Ege ve İç Anadolu’da 700 TL-1200 TL, Ankara’da yerine göre 700 TL-1750 TL olarak değişiyor. İstanbul’da da keza aynı durum söz konusu.

Devlette de sektörden sektöre değişse de fazla fark oynamıyor mühendisler arasında. En az net:1500 TL en fazla 2.200 TL (Genelde KİT’ler). Ama çok özel kurumlar var .Onlar daha fazla ücret  veriyorlar. Askeriye de ise mühendislere verilen net maaş 1933 TL (İLK MAAŞLARINIZ). (Çocuk yoksa)

Sonuç olarak ben genelde olumsuz yanlarını yazsam da, seviyorum mesleğimi. Mutlaka mesleğini seven de olur sevmeyen de. Ama inanın çok farklı bir meslek mühendislik. Gerçek yaşamda kendinizi buluyorsunuz.

Saygılar,

forum üyelerinden HasTürk

39 yorum var “Mühendislik Okuyanları Neler Bekliyor?”

Yorum Yaz
  1. Ben şu an lisedeyim . Visual Basic ve c++ derslerine şimdiden başladım Gerçekten kolay değil .Devlet sektöründe bu diller bi işime yararmı

  2. BİZ MÜHENDİSLERE HER ZAMAN HER YERDE İHTİYAÇ VAR.SADECE TÜRKİYE’DE GEREKEN ÖNEM VERİLMİYOR O KADAR BEN ELEKTRİK ELEKTRONİK MÜHENDİSİYİM DAHA 1.SINIFTAYIM İÇİMİ KARARTMA LÜTFEN BOŞVERİN GENÇLER ÇALIŞMAYA DEVAM EDİN :)

  3. sen sadece kendi okulunu ve kendi mesleğini övmüşsün :)Atatürk üni yada odtüden mezun olmayan insan değil o zaman senin deyiminle.

  4. Herkes okuduğu mesleği sevdikten sonra kimse boşta kalmaz.

  5. yeni başlayan gıda müh 1600 net maaş çok az değil mi?

  6. Cumhuriyet üniversitesinde mezun olan arkadaş bana ulaşabilirmi fikir danışacağım kendisine.Ahmet bey siz kpss’yi öneriyorsunuzda 3-3.5 yabancı dil varsa eş vb durumlarda ilave ekleniyor 2-2.25 cıvaarı brüt bi maaş bulunabilir.Her mühendislik için değişiyor tabi..
    Ben elektrik haberleşme eğitimi aldım.Kimya mühendisliği denk geldi kadermi şansmı bilinmez.Elektrik uğruna devam diyorum çalışmaya fakat kimya mühendisi olursak maaş nedir tahmini ?

Bir Cevap Yazın


*