Ülkemizin bağrında yetişmiş ve Anadolu’nun toprağından sızan duygulara ses veren bir sanatçı Erkan OĞUR… İşte bu büyük üstat Erzurum 2011 Kış Olimpiyatları münasebetiyle bugün Erzurum’daydı.

Konser saati saat 19:00 olarak belirtilmişti ancak biz saat beş buçukta oditoryumun önünde beklemeye başlamıştık bile. Başlarda çok insan olmamasına rağmen kısa zaman sonra kapıda bekleyenlerin sayısı epeyce arttı. Bu kalabalık, soğuk havada 1 saat kadar öylece bekledi. Oysa ki içeride bir bekleme kısmı vardı ve orada da bekletilebilirdik. Daha sonradan bunun nedeninin öğretim üyeleri ve ailelerinin salona alınması olduğunu anladık. Böylece organizatörlerin birinci beceriksizliği kendini göstermiş oldu. Her nasılsa organizatörler ön sıralarda belli bir bölümü ‘öğretim üyelerine aittir’ diye ayırmayı akıl edememişler. Biz dışarıda beklerken ayrıcalıklıların gözümüzün önünden salına salına içeriye geçmeleri bizde hiç iyi duygular bırakmadı.

En sonunda kapılar açıldı ve dışarıda biriken kalabalık küçük bir kapıdan harala-gürele içeriye girmeye başladı. O arada bayanların düştüğü zor hale tanık olmanın bana utanç verdiğini söylemek zorundayım! Biz erkek olarak itiş-kakışa pek aldırış etmiyoruz ancak kız öğrenciler bu hengamede epey zorluk yaşadılar. Tabii bunun daha başlangıç olduğunu henüz bilmiyorduk. İçeriye girip koşmaya başladık, konser salonunun önüne de yığılarak yeni bir bekleyişe başladık ve yine aynı içeri giriş manzarası… Merak ediyorum da acaba eğitim veren, bize bilimin ve medeniyetin kapısını açmayı vaadeden bir kurum, bu ilkel manzaraların, hele ki böylesi değerli bir ismin davet edildiği bir organizasyonda sergilenmesinden acaba hiç rahatsızlık duymayacak mı?

Neyse, içeriye girdik… Yer bulmak için bir mücadele daha verdik ve en sonunda koltuk bulup oturan şanslı topluluktan olmayı başardık. Ayakta kalanlar istif olmuş vaziyette beklemeye devam ettiler. Saat 19:20’ye yaklaşırken beklemekte olan öğrenciler arasından, özellikle ayakta olanlarda, içeriye girerken yaşadıklarının da etkisiyle, ıslıklar yükselmeye başladı. Bir ara bir yuhalama da oldu, daha sonradan Sayın Vali’nin yuhalandığını öğrendik. 3-5 dakika sonra sahne kenarından birisi ‘sevgili arkadaşlarım ve sevgili hemşehrilerim, bu yapılan çok ayıp bir davranış ve bir terbiyesizliktir’ diyerek olaya tepki gösterdi. Kim olduğunu bilmiyorum ama yuhalama olayından büyük utanç ve rahatsızlık duyduğum için kendisini haklı buldum çünkü içeride çocukça davranışlarda bulunan gençler vardı. Konserin bedava olması nedeniyle rastgele insanlar da doluşuvermişti içeriye ve ıslıklamalar, yuhalamalar daha çok bu kişilerden çıkıyordu.

Ama…

Ama konser sonrasında organizasyonu yapan kişi çıkarak gecikmenin nedenini izah ederken söyledikleriyle neredeyse tüm yuhalamaları haklı çıkardı. Meğer bu aklıevvellerin zihninde bir şimşek çakmış ve konsere Vali Beyi de davet etmeye karar vermişler. Hem de konsere sadece 2 saat kala! Tabii olarak Vali Bey de geç kaldı. Öğrenciler tüm gecikmeyi Validen kaynaklanıyor zannederek Valiyi yuhaladılar. Oysa ki tüm tatsızlıkların müsebbibi organizasyonu yapan kişi veya kişilerdi.

Konserden bahsetmeliyim: kısaca harikaydı. Erkan OĞUR o sanatçı ruhuyla, o engin alçak gönüllülüğüyle herkesi mest etti. Tadı damağımda hatta benliğimde iz bıraktı. Ancak organizasyondaki hatalar yüzünden kendisine büyük saygısızlık yapılmış oldu. Bu gün bir taraftan ‘Can ellerinden gelmişem’i beraber söylemenin güzelliğini, diğer taraftan çok önemli bir sanatçıya yapılanın üzüntüsünü yaşadığım bir gün oldu. Neden medeniyet, neden modernleşme sorusunun da cevaplandığı bir gün ayrıca…

Atauniv.com üyelerinden Murat Gölge

Bir cevap yazın

Doğrulama Kodu (Aşağıdaki işlemin doğruluğunu sağlayınız) *