Atatürk Üniversitesi Türk-Ermeni İlişkileri Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Erol Kürkçüoğlu’nun Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’e itafen yaptığı basın bildirisinin haberini ermeni mezalimini kamuoyuna duyurmak amacıyla açtığımız sitede yapmıştık (Ulaşmak için tıklayınız) Buradan da bildirinin tam metnini yayınlıyoruz:

FRANSA CUMHURBAŞKANI NİCOLAS SARKOZY’E ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ

TÜRK-ERMENİ İLİŞKİLERİ ARAŞTIRMA MERKEZ MÜDÜRLÜĞÜ’NÜN TARİHÎ CEVABIDIR

(10.10.2011)

Doç. Dr. Erol KÜRKÇÜOĞLU

Araştırma Merkez Müdürü

Fransız siyasetçileri her seçim öncesi Fransa’daki güçlü Ermeni lobisinin oylarını almak amacıyla, 1915 Ermeni soykırımı yalanını parlamentolarının gündemine taşımaktadırlar. 18 Ocak 2001 ve 12 Ekim 2006 tarihlerinde yine dönemin Fransız politikacıları seçim popülizmi yapmak suretiyle Fransa Parlamentosu’nda uluslararası hukuk kuralları çiğneyerek, Fransa Anayasasfnda yer almadığı halde “Fransa Devleti 1915 Ermeni soykırımını alenen tanır” şeklindeki kanun teklifini kabul etmesinin ve “bunu reddetmenin suç sayılacağını” yasalaştırmasının ilmen mantığını anlamak mümkün değildir. Son olarak 6 Ekim 2011 tarihinde Güney Kafkasya gezisi esnasında Erivan’da Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin, sözde 1915 Ermeni soykırımı iddialarını gündeme getirmesi, Fransa’da yapılacak olan 2012 cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde sözde dost ve müttefik Ermenistan üzerinden ülkesinde yaşayan Ermenilere yönelik bir mesaj olduğu anlaşılmaktadır. Sarkozy’nin ülkesindeki sosyo-ekonomik bunalıma çözüm arayacağı yerde, ucuz bir politikacı örneği göstererek Türkiye’nin Ortadoğu’daki başarılı dış politikasına bir karşılık verebilmek endişesiyle hareket ettiği anlaşılmaktadır.

Sarkozy, Ermenistan gezisi esnasında tutarsız, hiçbir tarihî emeli olmayan söylemleriyle Türk tarihine yönelik iftira kampanyasını, Tarihî Türk yurdu olan Karabağ’ı işgal eden Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan ile elele vererek düşmanca tutumunu sürdürdüğünü göstermiştir. Sayın Sarkozy, Ermeni propagandası ile soykırım iddiasını tarihî bir zemine dayandırmak mümkün değildir. Bu önce yangını alevlendirip, sonra da “itfaiyecilik” oynamak suretiyle yapılan siyasi düzenbazlıktan başka bir şey değildir. Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, Türk- Ermeni ilişkilerine ve soykırım iddialarına siyasi bir gözlükle bakmayıp, kendi tarihini araştırma zahmetine katlansa idi, çok büyük bir hata yaptığını anlayacaktır. Şöyle ki Sarkozy; Fransız tarihçileri Larcher’in, Georges de Maneville’nin, ünlü Fransız düşünürler Voltaire ve Gustavele Bon’un, Fransız ressam Meyerin, Pierre Loti’nin. Claude Farrere’nin eserlerini okusaydı 6 Ekilirdeki Ermenistan ziyareti esnasında haddini aşarak soykırım yalanını seçim yatırımı olarak kullanmazdı.

Sarkozy’nin Fransası, tarihte sicili bozuk devletlerin başında gelmektedir. Tarih sayfalarını karıştırdığımız zaman; 1798-1804 tarihleri arasında Napolyon vasıtasıyla Mısır Müslümanlarını Nil nehrine dökmek suretiyle katletmiştir. 1919-1920 yıllarında Maraş, Urfa, Antep ve Adana bölgelerini işgal eden Fransız ordusunda yer alan binlerce Ermeni lejyonerinin bölgedeki Müslüman Türklere yönelik katliamları Fransız-Ermeni cinayet ortaklığı ile gerçekleştirilmiştir. 1954-1962 yılları arasında Fransızlar sadece kendine ait topraklarda bağımsızlık isteyen yaklaşık iki milyon Cezayir Müslümanını bütün dünyanın gözleri önünde katletmişlerdir. Fildişi sahillerindeki sivil halka yönelik katliamlar ve yine kendi topraklarında yaşayan ve önemli bir kısmı kendi vatandaşı olan Kuzey Afrikalılara yönelik tutumu yakın tarihte yaşanmış ve yaşanmaya devam edecek olan 21. yüzyılın en büyük trajedilerinden birisi olarak tarihte yerini almıştır. 2005 yılında büyük çoğunluğu işsiz, hakarete uğramış ve dışlanmış kuzey Afrikalı göçmenlerin sokak eylemlerini acımasız bir güç kullanarak bastıran dönemin içişleri bakanı ve bugünün Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy’den başkası değildi.

Sarkozy, Ermenistan’daki ifadelerinden birinde de Türkiye’nin tarihi ile yüzleşmesi gerektiğini ifade etmiştir. Sayın Sarkozy, biz tarihimizin her sayfası ile her an yüzleşmeye hazırız. Bizim tarihimizde soykırım insanlık suçu olarak kabul edilmektedir. Türk devlet geleneğinde de kesinlikle soykırım söz konusu değildir. Biz Türk Milleti olarak, darda kalan, zorda kalan Fransızlar da dâhil olmak üzere her millete yardım elini uzatan asil bir milletiz.

Sarkozy, Erivan’daki Tsitsemakabert Anıtı’nın özel defterini imzalarken. Ermeni iddialarına ithafen “Fransa Unutmuyor…” ifadesini yazmıştır. Sayın Sarkozy, sizin asıl unutmamamız gereken hadise, şanlı ecdadımız Osmanlı Padişahı Kanuni Sultan Süleyman’ın, siyasi ve askerî yardımlar yapmak suretiyle 1525 yılında senin atan ve kralın olan I. Fransuva’yı Almanya hapishanesinden kurtarmasıdır. Bilindiği tizere, 1525 yılında, ünlü Fransa kralı I. Fransuva, Almanlarla yaptığı savaşı kaybederek, Almanya’da hapsedilmiştir. Bu olaydan sonra İstanbul’a gönderilen Fransız elçisinin cebinde iki mektup vardır. Mektubun birini Fransuva’nın annesi diğerini ise, Fransuva kaleme almıştır. Her iki mektupta da Almanlara karşı Osmanlı Devletrnden yardım talep edilmiştir. Söz konusu talepler üzerine harekete geçen Osmanlı orduları. 1526 Mohaç zaferi ile Fransuva’yı kurtarmış ve yine bir kral olarak ülkesinin dönmesine yardımcı olmuştur. Bugün Türkiye’ye karşı sık sık Avrupa Birliği kartını oynayan ve Kafkasya’daki mevcut barışı bu tür söylemleri ile dinamitleyen Sarkozy’nin, tarihten hiç ders almadığı ve Türklerin yardımlarını unutma gafletinde bulunduğu anlaşılmaktadır.

Sarkozy’nin Erivan’daki sözleri arasında “Ermenistan’ın bu davada yalnız olmadığı ve Fransa’nın her zaman Ermenistan’ın yanında yer alacağı” şeklindeki ifadelerine hak vermemek mümkün değildir. Bilindiği üzere, Ermeni Terör örgütü ASALA’ya en büyük yardım ve desteği Sarkozy’nin Fransası yapmıştır. 1973-1985 yılları arasında Ermeni Terör Örgütü; ASALA, tarafından Türk diplomatlarına yönelik dünya çapında yaklaşık 200 eylem yapılmıştır. Bu eylemlerde çoğu diplomat olmak üzere 41 şehit verilmiş ve 161 Türk de yaralanmıştır. Eylemlerin yapıldığı ülkelere göre Fransa, 54 eylemle birinci sırada yer almaktadır. Türkiye, Fransa topraklarında 6 dışişleri mensubunu ve iki de vatandaşını kaybetmiştir. Bilindiği üzere 15 Temmuz 1983 günü Paris yakınlarında Orly’de THY bürosuna bomba koyarak 4’ü Fransız, 2’si Türk. 1’i ABD’li ve 1’i de İsveçli olmak üzere, insanları milliyet ayrımı gözetmeksizin katleden Ermeni ASALA terör örgütüdür. Sarkozy’nin, Erivan’daki bu söylemleri ile ASALA tarafından katledilen Fransız vatandaşları üzerinden siyaset yaptığına hayretler içirişinde tanık olmaktayız.

Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy’e şu tarihî gerçeği hatırlatmak istiyoruz: Türkiye, Balkanlar, Doğu Akdeniz, Ortadoğu ve Kafkasya’nın güvenlik ve istikrarı açısından büyük önem arz eden bir ülkedir. Türkiye bölgenin barış ve istikrar teminatını sağlayan bir konuma sahiptir. Sarkozy’nin şahsında dünya bu tarihî gerçeği artık idrak etmeli ve anlamalıdır.

not: basın bildirisi tarayıcıyla aktarılmıştır. kelime hataları olabilir.

Bir cevap yazın

Doğrulama Kodu (Aşağıdaki işlemin doğruluğunu sağlayınız) *