Türkiye’nin yetiştirdiği değerli bilim ve sanat adamı, şair ve yazar Hilmi Yavuz düzenlenen sempozyumda geniş bir açıdan ele alındı.
Edebiyat Fakültesi tarafından “Hilmi Yavuz Sempozyumu/ Hilmi Yavuz 75 yaşında” başlığı altında düzenlenen sempozyum Kültür Merkezi’nde yapıldı.
Hilmi Yavuz’un onur konuğu olarak katıldığı sempozyumun Düzenleme Kurulu Başkanı Doç. Dr. Erdoğan Erbay, katıldığı için Hilmi Yavuz’a ve konuşmacılara teşekkür etti.

Sosyal bilimlere önem vermiyoruz

Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yılmaz Özbek ise konuşmasında, toplumun genelinde fen ve sağlık bilimlerine daha çok teveccüh edildiğini, sosyal bilimlerin ise ihmal edildiğini ileri sürerek, “Gelişmiş toplumlarda sosyal bilimlere daha çok önem veriliyor. Sanatın bütün dalları bu ülkelerde itibar görüyor. İnsanın kendisini, toplumu ve varlığı anlamasının en önemli kaynağı sanattır, edebiyattır. Bu konuda toplumsal farkındalığı daha da artırmamız gerekiyor” dedi.

“Sanat, edebiyat, bizim kendimizi ve varlığı düşünmemizi, sorgulamamızı ve anlamamızı sağlar. Bu konuda özgün yazarların, edebiyat adamlarının bir öncülüğü var. Hilmi Yavuz’da bu isimlerden biri” diye konuşan Özbek, yazarların yüreklerini ortaya koyarak yazdıklarının daha etkili ve kalıcı olduklarını anlattı.

Osmanlı modernizasyonu

Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Korkmaz ise, konuşmasında, Osmanlı modernizasyonundan söz ederek, Batı toplumlarında ortaya çıkan gelişmeleri zamanında yakalayamadığımızı, bunun sonucu olarak da, özellikle aydın kesimlerin arasında, bir Batı karşısında bir eziklik ve kompleksin ortaya çıktığını savundu.

Panislamizm ve Pantürkizm gibi kavramları da Osmanlı’yı ve onun yarattığı medeniyeti yok etmek için Batı’nın ürettiğini ve topluma dayattığını anımsatan Korkmaz, bir şair ve sanat adamı olarak Hilmi Yavuz’un, ürettiği eserlerle, Batı’nın yok etmeye çalıştığı kendi değerlerimizi yeniden ürettiğini ve kültürümüzü günümüze taşımayı başaran örnek bir şahsiyet olduğunu anlattı.

“Hilmi Yavuz şiirleri ve yazılarıyla bir okula dönüştü” saptamasını yapan Korkmaz, Yavuz’un, edebiyat eserleriyle tarihsel kimliğimize karşı titremeden ayakta durmamızı, Batı karşısında bir kimlik kurmamızı sağlayan Türk edebiyat ve Türk düşünce tarihinin önemli aydınlarından biri olduğunu kaydetti.

Medeniyet krizi

Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Serdar Bedii Omay da, Hilmi Yavuz’un sanat eserleriyle, topluma kendi mefhumlarıyla düşünmeyi öğrettiğini söyledi.
Omay, Yavuz’un Doğu’yu ve Batı’yı çok iyi bilen bir aydın olduğunu hatırlatarak, “Hilmi Yavuz, eserleri ve konuşmalarıyla medeniyet krizinden çıkmamızda bize yol gösteriyor” değerlendirmesini yaptı.

Sahih sanatkâr…

Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hikmet Koçak ise, konuşmasında, “Değerli şair, mütefekkir, gönül adamı Sayın Hilmi Yavuz`u Üniversitemizde akademik bir şiir ikliminde karşılamaktan mutluluk” duyduklarını söyledi.

Koçak, “Medeniyetimiz, şiir medeniyetidir. Bir medeniyet için “şiir medeniyeti” olmaktan söz ediliyorsa, estetikten, zarafetten ve nezaketten de dem vuruluyor dernektir. Başlangıçta bütün fertleri biraz şair olan cemiyetimiz, “sahih sanatkârı”, cemiyetin kimliğini oluşturma, zenginleştirmeye devam ettirme vazifesini ifaya memurdurlar. Söz konusu vazifeyi ifa hususunda üzerine düşeni hakkıyla verine getirenlerden birisi de Sayın Hilmi Yavuz`dur” dedi.

“Bütün güzel şeylerin Batı`ya ait olmadığını bizzat bilen değerli şair, ‘Batılılaşmadığımızı, aksine Oryantalistleştiğimizi’ ifade ederek, bu cemiyet için çok önemli bir kompleksi de ortadan kaldırmanın peşinde olmuştur” diyen Rektör Koçak, konuşmasını şöyle tamamladı:

“Sayın Yavuz, Batı`nın değer yargılarını peşinen üstün kabul ederek, kendisine ait olanları da, Batılı değerler terazisinde tartan kompleksli bir aydın olmak yerine, kendi medeniyet değerlerini, kendi değerler manzumesi içerisinde tartıp hakkını teslim eden, bu yüzden de hakikî münevver sıfatına da sonuna kadar sahipliğe talip olmuş nadir sanatkârlarımızdandır. İdrak ettiği asrın ölçülerini göz ardı etmeden, kendi çağının ifade imkânlarını, kendi medeniyet ve şiirinin içinden konuşarak, yoktan var olmadığını, bir geçmişle şereflenerek ve bu geçmişi bulunduğu an`da şuurlaştırıp, geleceğe taşıma mesuliyetini sonuna kadar götürmek arzusunda olan sahih bir şair, kadirşinas ve vefakâr bir münevver, bu medeniyetin içinden Batı`yı okuyan bir entelektüel, her şeyden ve hepsinden önemlisi de, daima mütevazı ve daima insanî erdemler çerçevesinde ‘bize hüznü en güzel yakıştıran’ aşina sanatkârlarımızdandır.”

Sempozyum

Daha sonra Oturum Başkanlığını Doç. Dr. Mukadder Erkan’ın yaptığı sempozyumun ilk oturumuna geçildi. Prof. Dr. Şaban Sağlık “Bir şiir vardır şiirden içeru: Hilmi Yavuz ve ‘Temellük Etme’ kavramı”; Doç. Dr. Alaattin Karaca “Hilmi Yavuz’un Poetikasında ve Şiirinde Yahya Kemal”; Yrd. Doç. Dr. Alphan Akgül “Bir eleştirmen, iki kuramcı: Hilmi Yavuz, Erwin Panofsky, Michael Riffaterre” ve Dr. Hayrettin Orhanoğlu “Hilmi Yavuz şiirinde imge problemi” konularındaki bildirilerini sundular.

Başkanlığını Prof. Dr. Yurdagül Mehmedoğlu’nun yaptığı ikinci oturumda ise Prof. Dr. Burhanettin Tatar “Hilmi Yavuz felsefesinde İslam düşüncesinin sürekliliği sorunu”; Prof. Dr. Adnan Arslan “Hilmi Yavuz’un felsefesi”; Prof. Dr. Hakan Poyraz “Hilmi Yavuz: Şair ve Mütefekkir”; Doç. Dr. Vefa Taşdelen “Bir inşa biçimi olarak şiir: Rainer Maria Rilke ve Hilmi Yavuz örneği”, Yrd. Doç. Dr. Ali Utku “Rıza Tevfik’in Nakşî-i Akkirmânî ve Hilmi Yavuz’un Şeyh Galip okumaları üzerinden kültürümüzde şiir-felsefe ilişkisi üzerine bir sorunlaştırma” konulu bildirilerini sundular.

Son oturumun Başkanlığını ise Prof. Dr. Mehmet Törenek yaptı. Doç. Dr. Yılmaz Daşcıoğlu “Hilmi Yavuz şiirinde beden ve bilinç gerilimi”; Yrd. Doç. Dr. Dursun Ali Tökel “Batarak kendisini yenileyen Doğu’nun şairi: Temerküz-Temellük ve Tezemmül’de Hilmi Yavuz Yazarı/Okuru”; Yrd. Doç. Dr. Fatih Kanter “Doğu’yu içeriden okumak: Doğu şiirleri üzerine” ve Vural Bahadır Bayrıl ise “Bir şair, Halmi Yavuz’dan ne öğrenir?” konulu sunumları yaptılar.

Sempozmunu değerlendirme oturumunu ise Prof. Dr. Yılmaz Özbek ile Doç. Dr. Sebahattin Çevikbaş yaptı.

Sempozyumun kapanış konuşmasını ise Hilmi Yavuz yaptı.

Bir cevap yazın

Doğrulama Kodu (Aşağıdaki işlemin doğruluğunu sağlayınız) *