Atatürk Üniversitesi Kültürel Etkinlikleri kapsamında organize edilen “III. Türk Dünyası Âşıklar Şöleni” gönül telimizi titretti.
Kültür Merkezi’nde yapılan şenliğin açılış konuşmasını Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hikmet Koçak yaptı. Koçak, şölene katılan Türk dünyasının sanat temsilcilerini kutlayarak söze başladı.
Tarihî derinliği, 2500 yıllık bir süreyi kapsayan Türk Dünyası’nın siyasî, tarihi, kültürel ve ekonomik boyutları olan ve bu boyutlarla düşünülmesi, mütalâa edilmesi gereken bir kavram olduğunu söyleyen Rektör Koçak, Atatürk Üniversitesi’nin tarihî ve kültürel bağlarla bağlı bulunduğu Türk dünyası ile daima yakın ilişkiler içinde olduğunu ifade etti.
Koçak, “Üniversitemizde, Türk devlet ve topluluklarında yüksek öğrenime devam eden ve Türk devlet ve topluluklarından gelen öğrenciler arasında kültürel yakınlaşmayı artıracak ve akademik bilgi paylaşımını Türk dünyası kültürünün her zaman müracaat edilebilecek zengin bir kaynak oluşturduğu bir gerçektir” dedi.
“Bu etkinlik, Türk kültürünün izlerini taşıyan ülke ve bölgelerin halk sanatı temsilcilerinin bir araya gelerek, fikir alış verişinde bulunacağı yararlı bir bilimsel ve kültürel ortam oluşmasını sağlayacaktır” tespitini yapan Koçak, “Aynı zamanda bu şölene dinleyici olarak katılan öğrenciler için bir yandan sahasında uzman bilim adamları, şair ve sanatkârlar ile tanışma ve görüşme fırsatı oluşturulurken, diğer yandan güçlü bir iletişim de gerçekleşmiş olacaktır” şeklinde konuştu.
“Sanat halkla buluşmalı”
Daha sonra konuşan Organizasyon Başkanı Doç. Dr. Ali Kafkasyalı ise iki yılda bir yapılan programın üçüncüsüyle seyircileri buluşturmanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade etti.
Kafkasyalı, organizasyonun sadece Türk dünyasında var olan ve günümüzde de başarılı temsilcileri tarafından yaşatılan âşıklık geleneğini genç kuşaklara tanıtmak olduğunu anlatan Kafkasyalı, “Kültürsüz fazilet, faziletsiz marifet, marifetsiz medeniyet” olmaz sözünü hatırlattı.
Mehmet Akif’in, Altı yüz bu kadar seneden beri yalnız havası düşüne düşüne avam olmuş gitmişiz” sözünü yineleyen Kafkasyalı, kültürü seçkin bir kesimin uğraşısı olmaktan çıkarıp halk katmanlarıyla buluşturmayan aydınların da zamanla sıradanlaşacaklarını ve etkilerini yitireceklerine dikkati çekti.
Âşıklar çoşturdu
Daha sonra programa geçildi. Erzurumlu Âşıklar Çerkezoğlu, Eminoğlu, Daştan, Yağar, Sağlam, Yavuzer, Merdoğlu “Hoş Geldiniz!” deyişi ile konukları selamladılar ve türküler okudular.
Programda Gürcistan, İran, Doğu Türkistan Türkmen âşıkları ile ülkemizin farklı illerinden gelen âşıklar sırasıyla türkülerini ve deyişlerini çalıp seslendirdiler. Ozanlar atışmalar gerçekleştirdiler.
Ozanlar Mehmet Emin Posma, Yusuf Posma, Âşık Ali Baştuğ Ali Ramazanî, Hüseyin Ali Hüseyni Âşık Kul Nuri, Ersalan Mirzayî, Muhammed Cavidî, Pervin Behmenî, Damon Şeşbölük, Ozan Nihat , Hacı Muhammed İri, Tevak Saadeti, Emin Saadeti, Âşık Günay Yıldız, Muhammed Yegâne çalıp söyledikleri eserleriyle salonu coşturdu.
Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Samih Diyarbakır, Prof. Dr. Sebahattin Tüzemen, Prof. Dr. Fahrettin Korkmaz’ın yanı sıra dekanlar, öğretim üyeleri ve şehir bürokrasisi ile öğrencilerin izlediği programın son bölümünde halk ozanlarına teşekkür belgeleri verildi ve hediyeler takdim edildi.

Bir cevap yazın

Doğrulama Kodu (Aşağıdaki işlemin doğruluğunu sağlayınız) *